5 Şubat 2015 Perşembe

Müze Gezmesi 2. Bölüm

Bıraktığım yerden devam edeyim. Motosiklet yarışlarına özel bir kısım var sırada. Beni önce RS255 selamlıyor. Isle of Man yarışlarına özel olarak üretilmiş 500cc motor, ön ve arkaya tam %50-50 dağılmış sadece 160kg ağırlık, ve aşırı beslemeli (kompresör) motor. Sene 1938, varın gerisini siz düşünün.

2000 yılında Dakar'ı kazanan F650RR.
Bu da sepetli yarışlar için hazırlanmış. Sepet dediysem, sacın üzerine incecik, minderden hallice bir zemin koymuşlar olmuş bitmiş.
Buysa daha "modern" bir örnek. Gidonun hali, karenaj, sepet, bu sefer hepten akla ziyan.
Zamanının hız rekorunu kırmış WR500. Haliyle motosikletten çok levreği andırdı bana.

Burada, şu ana kadar gördüklerimin hepsi bir anda uçtu gitti. Açıklamasını okuduğumdaysa oturup hüngür hüngür ağlayacaktım neredeyse. 8 serisi, körfez krizi dönemine denk gelmiş, ticari açıdan pek başarılı olmayan bir model olmakla birlikte, 25 yıl sonra bile her yönüyle nefes kesici. Tam da üstü açılır modeli de mi varmış diye ağzımın sularını silerken öğrendim ki meğer yokmuş. Bu da dünya üzerinde yalnızca üç örneği bulunan talihsiz bir prototip. 

Nedendir bilmem, BMW'leri severim ama yine de öyle model tarihçelerini falan bilecek kadar marka düşkünü sayılmam. Örneğin, bu salona gelene kadar, bilindik ve etrafta görebildiğimiz Z serileri dışında bir roadster geçmişi olduğundan haberim yoktu. 

Şu güzelliğe bakın! Gerçi o zamanlar öyleymiş, çağdaşları Mercedes 190SL ve 300SL olan bir araba çirkin olabilir mi? 

Ama başarısız olabilir. 307 Roadster, sadece 240 adet üretilmiş, çok fena zarar etmiş.
Daha da öncesi var. 1934 model 315/1.
Ve onun halefi 1936 model 328. 2 yıl içerisinde tasarımdaki gelişme muazzam.
M serilerine de özel bir salon ayrılmış. Geleneğin ilki olan M1 hariç diğer hepsi, kendi serilerinin birer özel modeli olarak çıkmış. Dışardan bakınca da belki ufak tefek detaylar hariç belirgin bir farkları yok.
Ve hemen yanda M motor ailesi...
Son olarak, tasarımı gerçekten çok özel modelleri bir araya getirdikleri bir salona giriyorum. Bu bir 328 Mille Miglia. Az önceki 328 roadster'ın İtalya'daki 1000 mil yarışlarına katılmak üzere geliştirilmiş modeli.
2009'da sergilenmiş, turbo dizel - elektrik hibrit konsept modeli. Anlaşılan, zaman içerisinde tamamen elektrikli üst sınıf i8'e evrilmiş.
Bu da 6 silindir K1600 motorunu kullanan bir yarış motoru konsepti. Hoşuma gitmedi, bir altı kaval üstü şişhane durumu var sanki.
70'li yıllar ne çirkin bir dönemmiş...
Ama bu öyle mi ya? Fren ve debriyaj manetlerinin şıklığına bakın hele.













Artık ufak ufak çıkma vakti. Müzenin hediyelik eşya bölümüne şöyle bir göz attıktan sonra tekrar BMW Dünyası binasına geçiyorum. Orada da son bir turdan sonra ver elini metro. Yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı tavsiye ederim, arabalarla motorlarla çok aranız olmasa bile, müzeye girmeksizin, sırf birşeyler atıştırıp bir kahve içmeye bile gelinebilir. Daha meraklılar içinse fabrika turunu öneriyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder