21 Ocak 2015 Çarşamba

Ufak Tefekler

Korkumdan motor bloğunu indirmeyi öteleyip duruyorum. İşin kötüsü, korkum da yapamayacak olmaktan falan değil, motor da indiğinde artık harekete geçip gerekli parçaları almak ve boya/nikelaj işine girmek zorunda olmam. Evimde uğraşmak iyi güzel de dışarılarda koşturmaya çok üşeniyor insan. Tembellik başa bela.

Ben de, boş duracağıma bari ufak tefek şeyleri aradan çıkarayım, sonrasında da elektrik tesisatını (ki 1954 yılı itibarıyla bir uçtan diğer uca giden 3-5 kablodan ibaret) söküp gözden geçiririm dedim.

Bir yandan ucuz yollu Çin malı elcikleri parçalayıp yolarken, bir yandan da debriyaj ve gaz tellerini söküp manetleri çıkardım. Gidonun son hali tel maşa.
Karbüratörün içine dalmaya henüz çekindiğim için, gaz telini gidon tarafından kurtardıktan sonra dolayıp idareten bıraktım. Tabii ki ondan da kaçışım yok, ama karbüratör de bulaşmaya çekindiğim yerlerden biri malum...

Bu arada, motor bloğunun en tepesinde, subap kapaklarını tutan parçanın da güzelce bir temizlenip cilalanmaya ihtiyacı var. Tek derdim o olsun.
 Motoru sökmek de öyle atla deve değil. Resimde en altta koruma demirinin de bağlandığı somun, bir de ön tarafa doğru, dolanmış duran debriyaj kablosunun hemen altındaki somunu söküp motoru kucaklayabiliyoruz. Daha ne kadar erteleyebilirim ki?
Aslında motor hazır yerindeyken, marş ve vites pedallarını yerinden çıkarmakta fayda var. Çok kolay pes edeceğe benzemiyorlar.

Motorun üstüne bıraktığım sarı plastik parça, boş vites gösterge telinin kapağı. Hemen alt hizasında telin bağlandığı yer görülüyor. Bende bu balık hafızası varken, motoru toplarken bu resimlere epey ihtiyacım olacak.
Bu ilginç oldu işte. Arka tekerleğin epey ciddi bir derdi olduğundan, hatta takılı olduğu mili epeyce bir yediğinden bahsetmiştim. Kendime biraz alan açmak için, söktüğümden beri yerde duran arka tekerleği şöyle bir itelediğimde içinden bunlar döküldü. Bunların, ait oldukları rulmanın içerisinde durmaları gerekiyordu, ancak sanırım tekerleğin içinde sağlam rulman kalmamış.
Akünün durduğu raf, herhalde zaman içinde epey akü asidine maruz kalmış. Neyse ki iyice bir zımparalanıp boyandıktan sonra eski haline dönecektir.
Deponun altına bağlı olan hava filtresi de çıktı bu arada. Bu modellerde pek göz önünde olmasa da pırıl pırıl parladığında göze çok daha hoş görünüyor.
Adamlar, deponun sol tarafına içine epey ıvır zıvır alabilecek kilitli bir göz koymuş. Kilit çalışır durumda, ancak kilidin dilinin geçtiği kısımlar sanırım zaman içinde pastan yıprandığı için kilit tutmuyor. Boyadan önce tamir isteyecek.
 Gelelim Ayşe Teyze köşesine. Önce, özellikle arka tarafın içinde bulunduğu durumu hatırlayalım. Bu arada, bu taraftaki yağ ve pislik sadece süspansiyondan gelmiş gibi durmuyor, büyük ihtimalle arka diferansiyel de sızdırmış. Ama anafikir aynı.
Bir "Önce" daha... Bu da özellikle süspansiyona biraz daha yakından bir bakış. Daha önce bahsettiğim, en az 30 yıllık çamur, toz, pis, yağ ve gres karışımından oluşan tuhaf kimyasal maddeyi görebiliyorsunuz.


Bu da, temizlenmiş hali. Üç gündür deterjanlı suda yatıyordu, çıkarıp şöyle bir ovalayınca yüzü gözü açıldı valla. Aynısını, yukarıda gördüğünüz sol süspansiyona ve motorun alt kısmında pek göz önünde olmayan yağ karterine de yapacağım.
Dördüncü kova su artık oldukça berrak ve temiz, ancak bu aldatmasın, kıyıda köşede hala sünger ve fırçayla son bir kez girişmem gereken yağ artıkları duruyor.
Değiştirmem gereken bir parça daha... Amortisörün alt tarafının kaba pisliğini temizledikten sonra boşa çıkan bu arkadaş, vaktiyle düzgün bir silindir biçimindeymiş. İçindeki lastik contayla beraber, amortisörün içindeki gres yağının etrafa saçılıp boşalmasını engellemeye yarıyor. Bu haliyle de geri takabilirim, ama kendine bile bir hayrı dokunmaz artık.
Temizliğin geri kalanını arka diferansiyeli ve motoru tamamen dağıttıktan sonra yapacağım. Denemem başarılı olduğundan içim rahat. Elektrikle devam edeyim.

Farı sökerek başlıyorum. Aslında başladığım gibi de bitecek, çünkü ihtiyarın üzerindeki bütün "elektronik", farın içinde saklı.
Buyrun size elektronik. Üstte kontak anahtarı, fara uzanan kablolar, arkaya doğru hız göstergesi ve  gelen kablo. (Hız göstergesi mekanik bu arada.) Far tasının sağ altında, sonradan eklenmiş olan sinyal rölesi.

Far tası da epey yıpranmış görünüyor, ama durumu vahim değil. İlla bir çaresi vardır.

Genel görüntüde pek değişiklik olduğu söylenemez. Bundan sonraki işim, farı dağıtmak olacak.


4 yorum:

  1. Hocam merhaba, sahibinden.com da bir ilan var eskişehirden bir arkadaş elindeki ikinci el parçaları satıyor.ilan numarası 197708738 belki lazım olan birşeyler vardır belki. Sökerken çok dikkatli olmak lazım, civatanın yönü bile önemli. özellikle motor da metal yorgunluğu nedeniyle fazla tork uygulanırsa elinde kalma ihtimali yüksek bazı parçaların. Biz izliyoruz ama yardımcı olacağımız birşey olursa çekinmeyin lütfen. Örneğin seleyi gönderin, burada döşemeci arkadaşlarımız var,bir örneğini bulup aslına sadık kalarak yaptırırız. Bazı işler var işgörsün diye yapılıyor, bazıları da orjinalikadar düzgün olsun diye yapılıyor. Siz ikinci gruptansınız sanıyorum. Ama motorunuz oynanmamış bir motor şanslısınız. karabulut yazısını okuyuncac hatırladımben de ilgilenmiştim bir dönem ama siz daha cesaretli çıktınız benden. Birde Aspirin diye birşey var temizlik maddesi var ama zehirli olabilir :) ben böyle birşey görmedim ama büyük marketlerde satılamıyor galiba bakkallarda bulabilirsin. Ayşe teyze tavsiyesi gibi oldu kusura bakma. kolay gelsin. Ankara'ya gelirsem ziyaret etmek isterim. Kolay gelsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, ben ikinci gruptanım, elimden geldiğince gözle görülen görülmeyen her türlü detayın aslına uygun olmasını istiyorum. Sele konusunda ne yapacağımı henüz ben de bilemiyorum. Tercihim Ankara'da bir çözüm bulabilmek ama imkan bulamazsam İstanbul için sizden yardım isterim. Bu taraflara yolunuz düşerse de memnuniyetle beklerim. Desteğiniz için çok teşekkürler.

      Sil
  2. Selam Murat, hic ilgim olmayan bir konuyu, guzel anlatiminla, yazinla, fotograflarinla bana basta sona okuttun. Kendimi 64ler dersinde adventure oyun aciklamasi okur gibi hissediyorum. Ana karakter oyunu tamamlayacak mi? Mutlu sona ulasip, oyun sonu ekranini ve animasyonunu gorebilecek mi diye heyecanla bekliyorum. Kolay gelsin! Mutluluklar, basarilar. - Gokhan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Gökhan. Böyle bir işe ilk defa kalkışıyorum ama bir MAC olmasam da işin anlatma kısmı en az yapmak kadar eğlenceliymiş. Fakat bu hızla gitmeye devam edersem oyun açıklamasından çok pehlivan tefrikasına dönecek, son ekranı da daha epey bekleyeceğiz gibi... Bu arada fotoğraflar benim değil, hanımın.. ;)

      Sil