10 Ocak 2016 Pazar

Hava Muhalefeti

Motoru nihayet tamamen açtıktan sonra istikamet belliydi: ver elini sanayi... 

Krank milinde yapmam gereken iki önemli iş var: ucu çatlak olan krank kolunu aldığım çıkmayla değiştirmek ve ana mil üzerindeki üç rulmanı yenilemek. Kolun bağlı olduğu çelik mil, iki taraftan "sıfır geçme" şeklinde bağlı. Yani insan kuvvetiyle yerinden kıpırdatmak mümkün değil. (Eve hidrolik pres alacağım desem hanım haklı olarak beni kıtır kıtır keser muhtemelen!)

Ayrıca, değiştirmek istediğim rulmanları çekiçle yerine oturtmak için uygun ebatta bir çelik boruya ihtiyaç var, evde o kadar da malzeme yok.

Ben de soluğu tekrar tornacıda aldım. Kolu presin altında tereyağından kıl çeker gibi çıkardı, içerisindeki bilyaları yenileriyle değiştirip yeni kolu taktık, ana mil üzerindeki üç rulmanı yerine oturttuk ve eve geldim. Orada fotoğraf çekmeyi akıl edemedim maalesef. 

Söktükten sonra, motor bloğunu kıyı köşe adamakıllı bir temizleyip metal cilasıyla parlattım. Tabii ki yıllar içinde oluşan yara bereye yapacak bir şey yok, yine de pislik ve oksit tabakası gidince pırıl pırıl parlamaya başladı.

Motorun arka yüzündeki debriyaj çıkışını tutan yağ keçesini pense yardımıyla parçalayarak çıkarıp yerine yenisini taktım. Üst fotoğraftaki krank milinin daha kısa olan tarafına denk geliyor.



Aynı şekilde, motorun ön tarafını koruyan kapak üzerinde, milin uzun kolunun etrafındaki keçeyi de yeniledim.

Motor yağı, bu ikisinin arasında dolaşıyor. Öndeki elektrik dinamosu ve arkada debriyaj kısmına bulaşmamalı.







Sonrası çorap söküğü... Önce, yenilenmiş krankı, önceden ısıttığım motor bloğunun içine dikkatlice yerleştirip yeni cıvatalarla kapatıyorum. 

Fotoğrafta yüzeyde dalga dalga görünenler, benim çok da düzgün ovamadığım metal cilasından arta kalanlar. Şimdilik çok üzerinde durmuyorum, işim bitince etraflıca bir temizleyip yıkayacağım nasıl olsa.





Onun üzerine de, ana yatak rulmanını tutan metal plaka geliyor... Krank milinin işi bitti...


















Kam milinin işi daha kolay. Onun da yuvasını iyice ısıttıktan sonra yerine yerleştirip, dişlinin delikerinin hizasında iki vidayla yerine sabitledim. 










Dişlinin göbeğine de, milin hizada kalmasına yardımcı olan parçayı vidalıyorum.

Böylece, motor bloğunun ön kapağını (az önce yağ keçesini değiştirirken gördüğünüz) kapatmak için önümde yalnızca bir tane minik engel kalıyor. O konuya birazdan geleceğiz...













Ama önce bloğun arka tarafını halledelim. Oldukça ağır çelik bir diskten ibaret olan volanı yerine yerleştirip kocaman somununu sıkıyorum. Bu somun, koca ihtiyarın en sıkı somunu; servis kitapçığında 170 Newton.metre sıkın diyor. (gözünüzde canlanması için, o sıkılığa ulaşmam için fotoğraftaki kolun üzerine çıkıp tepinmem gerekiyor) Maalesef o kadar yapamadım ama 130 civarı oldu. Olduğu kadar artık...
  




Somunun zamanla gevşemesini engellemek için ek bir güvenlik önlemi olarak, altındaki pulun bir kenarını kaldırıp somunun kenarına kadar bükmek gerekiyor.

Krank milini sabitlemek için kullandığım "özel aletlerimin" de artık görevi tamamlanmış oluyor.














Volanın içine, sırasıyla debriyaj yayı, (debriyajı bıraktığınızda tekrar kavramayı sağlıyor)
















onun üzerine kavramanın bir yanını oluşturan çelik plaka,













onun üzerine de debriyaj balatasını oturtup çevresinden altı vidayla sıkıştırınca debriyaj tamamlanmış oluyor.











Peki öyleyse geriye ne kaldı?

Motor çalışırken, yakıt ve egzoz gazları, silindirin içine açılan birer valf üzerinden gelir. Motorun sağlıklı çalışması, hatta kendi kendini imha etmemesi için, bu valflerin açılma/kapanma zamanlaması son derece kritiktir.  

Fotoğraftaki küçük dişli, işte bu bağlantıyı sağlayan egzantrik zinciri ile, büyük dişlinin bağlı olduğu kam milini çevirir. Pistonun iki turuna karşılık valfler birer tur atar. 

Bu iki dişlinin birbirine göre konumu, bahsettiğim zamanlamayı tutturmak için çok hassas biçimde ayarlanmalı. Sağlıklı olması için de, piston ve silindir gövdesi toplandıktan sonra yapılması gerekiyor.

Ama silindir bloğunun dış yüzünü temizleyip siyaha boyamam gerekiyordu benim? Onca kimyasalı da (boya çözücü, tiner, sprey boya) evin içine püskürtemeyeceğime göre, havanın biraz toparlandığı bir gün için fırsat kollamam gerekiyor. Çok uzayacak gibi olursa motoru bir kenara kaldırıp vites kutusuna girişebilirim. Eninde sonunda beni bekliyor zaten.

En azından, şimdiye kadarki sonuçtan gayet memnun olduğumu söyleyebilirim. 

1 yorum: